Tarihçe
Kuruluş Kararı
Yükseköğretim kurumlarının kurulup işletilmesi hakkının özel vakıflara da tanınmasıyla beraber Türk yükseköğrenim hayatı, bir dönüm noktasına geldi: Artık üniversitelerin daha iyi, daha mükemmel, daha kaliteli bir eğitim sunabilmek için hem elele verip işbirliği yaptıkları, hem de -aynı amaçlar doğrultusunda- yapıcı bir rekabet içine girdikleri bir dönem başlamıştı.
Sabancı Topluluğu da, Temmuz 1994'te Yönetim Kurulu'nun aldığı bir kararla Hacı Ömer Sabancı Vakfı (Sabancı Vakfı) önderliğinde bir üniversite kurmaya karar verdi. Ancak bu, dünyada yüksek öğretimde örnek alınacak bir üniversite olmalıydı. Yani hedeflenen, bir "dünya üniversitesi" yaratmaktı.
Kuruluş Kanunu, Temel Atma ve Kampus Mimari Projesi
Sabancı Üniversitesi'nin kuruluşu, 5 Haziran 1996 tarihinde TBMM'nce onaylanan 4142 no.lu kanun ile yasalaştıktan sonra, 31 Temmuz 1997'de Üniversite kampusunun temeli atıldı ve Mütevelli Heyeti ile Rektör kamuoyuna duyuruldu.
Üniversite kampüsünün mimari tasarım sürecine aynı sıralarda girildi. Kullanıcı ihtiyaçlarını daha iyi belirleyebilmek amacıyla bir grup öğretim üyesi ve yönetici, mimari projenin sahibi olan Amerikan Cannon mimarlık kuruluşu uzmanları ile birlikte çalıştı.
Tasarım Süreci - "Farklı" Olmaya Giden Yol
1. Arama Konferansı:
Hedef, bir "dünya üniversitesi" yaratmak şeklinde belirlenince, "nasıl?" sorusu gündeme geldi: Böylesine iddialı bir hedefe nasıl varılır? Eğitimde "mükemmel"e nasıl ulaşılır?
18-20 Ağustos 1995 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen Arama Konferansı, Sabancı Üniversitesi'nin kuruluş sürecinde önemli bir kilometre taşıdır. Arama Konferansı'nın konusu, "21. yüzyılın ideal üniversitesi nasıl olmalı? Nasıl bir eğitim felsefesiyle yola çıkmalı?" idi.
Konular, hiçbir kısıt olmaksızın, neredeyse "serbest çağrışım" yöntemiyle tartışılıyordu: Bütün önyargılardan arınmış şekilde, hiçbir hazır reçeteye bakmaksızın, yüzyıllardır değişmemiş eğitim yaklaşımlarından etkilenmeksizin, araştırma-geliştirme anlayışları ve yönetim yapıları ile övünen diğer dünya üniversitelerini örnek almaksızın, "sıfır"dan "ideal üniversite"yi tanımlamaktı amaç.
Bu konferansa 22 değişik ülkeden ve farklı disiplinlerden 50'yi aşkın bilim adamı, araştırmacı, aydın, iş adamı ve öğrenci katıldı. Konferansın sonunda, katılımcıların bilgi ve deneyimlerinden yararlanılarak, Türkiye'de kurulması planlanan bu dünya üniversitesinin "felsefe"sinin ana teması belirlenmişti: "Birlikte Yaratmak ve Geliştirmek".
Farklılığın Kaçınılmazlığı
Sabancı Üniversitesi'nin kuruluşunda "mükemmel" aranırken hiçbir yerli veya yabancı üniversite bir şablon olarak alınmadı, taklit edilmedi. Buna karşılık birçok yurtiçindeki, yurtdışındaki üniversite incelendi, bunlar üzerine tartışıldı, her birinin değişik yönleri ele alındı ve sonuçta bir senteze varıldı.
Böyle olunca yaratılanın "farklı" bir üniversite olması, kaçınılmazdı.
2. Tasarım Komiteleri ve Eğilim Araştırmaları
Arama Konferansı'ndan sonra hazırlık çalışmaları, daha da hız kazandı.
"Sabancı Üniversitesi Felsefesi, Fakültelerine ve Programlarına Nasıl Yansıyacak?" Akademik programlara ilişkin bu sorunun yanıtını artık belirleme zamanı gelmişti.
Tasarım sürecinin ikinci aşamasında, öğretim üyelerinden ve işadamlarından oluşan, çoğu üniversite dışından, 30 kişilik bir çekirdek kadro kuruldu. Disiplinlerarası yaklaşımlar çerçevesinde, programlar ve dersler üzerinde çalışacak, çeşitli alanlarda 13 Tasarım Komitesi oluşturuldu. Örnek vermek gerekirse, bunlar arasında "Fakülte Tasarım Komiteleri", "Ders İnceleme Komitesi" ve "Ders Programları Tasarım Komiteleri" sayılabilir.
Bu komitelere yön verebilmek amacıyla, Nisan 1996'da bir "Öğrenci Eğilimleri Araştırması" yaptırılıp, öğrencilerin, ailelerinin ve dershanelerin, nasıl bir üniversite istedikleri, tanımlanmaya çalışıldı. Aynı doğrultuda ikinci bir araştırma üç yıl sonra, 1999 yılında, üniversitenin açılışından önce tekrarlandı; böylece "hedef kitle" eğilimleri güncellenmiş ve doğrulanmış oldu.
Akademik program tasarım çalışmaları, bu şekilde, 1999 ortalarına kadar sürmüştür.
Fred Emery Konferansı
Bu arada, Üniversite'nin tasarım süreci çalışmalarına boyut kazandırarak yön vermek amacıyla Nisan 1998'de, Arama Konferansı'nın yaratıcısı Prof. Fred Emery'nin anısına ikinci bir büyük konferans düzenlendi. 14 ülkeden 40'ı aşkın bilim insanının katıldığı bu konferansta amaç, küreselleşme bağlamında dünyada eğitim sorunlarının, eğitim alanındaki gelişmelerin tartışılmasıydı. Bu konferansta biz de katılanlara Sabancı Üniversitesi'ne ilişkin tasarılarımızı aktarmak ve çok başka bir platformda geribildirim alma fırsatına eriştik.
Bu konferansta yapılan çalışmaların bütünü, "Educational Futures" adı verilen bir kitapta toplandı. (Sabancı Üniversitesi Yayınları), Ağustos 2000).
Üniversite İdaresi Projesi
Üniversitenin içinden geçeceği süreçlerin tasarımı ve planlı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için Temmuz 1997'de yükseköğretim alanında dünya çapındaki profesyonel kuruluşlardan destek istendi. Gelen tekliflerin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi sonucunda, Ekim 1997'de Deloitte -& Touche danışmanlık firması ile birlikte Üniversite İdaresi Projesi'ne başlandı.
Bu projenin ilk aşamasında Üniversite'nin Vizyonu ve Misyonu tanımlanarak, iş süreçlerinin tasarımı, Yönetim yapısının oluşumu ve teknolojik sistemlerin seçimi gerçekleştirildi.
Eylül 1998'de başlayan ve halen sürmekte olan ikinci aşama ise tasarımların hayata geçirilmesi faaliyetlerini kapsamaktadır.
Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (EFQM) Üyeliği
Sabancı Üniversitesi Ekim 1998'de, genel yapısının ortaya çıkmasını takiben Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı'na (EFQM) üye olmak üzere başvurmuştur. Üniversitemiz, Türkiye'den EFQM'e başvuran ve üyeliğe kabul edilen ilk üniversitedir.
Öğrenime Başlama
Akademik programlarının, derslerinin tasarım ve uygulama planlarının, yönetim yapısının oluşturulmasını takiben Sabancı Üniversitesi, Eylül 1999'da İstanbul'daki kampusuna taşınmış ve 20 Ekim 1999 tarihinde düzenlenen bir törenle ilk Akademik Yılına resmen başlamıştır
Sabancı Üniversitesi'nde Öğrenim
Sabancı Üniversitesi'nde yürütülen eğitim programları, diğer Üniversitelerden farklılık gösterir: "Bölümsüz" yapımız ve bilgi üretiminde "disiplinlerarası" yaklaşımımız, akademik programlarımızın ve kurumsal yapılanmamızın oluşumunu güçlendirir. Bu nedenle enerjilerin, fakülteler içinde her alanın egemenliğine ayrı harcanması yerine, tümünün karşılıklı etkileşimini ilke olarak kabul eden bir kuruluş modeli benimsenmiştir.
Amacımız, var olan bilgiyi öğrencilerimize aktarmaktan öte, onlara yaratıcı zekâlarını kullanarak bilgi üretme yetkinliğini kazandırmaktır. Bu nedenle de, her bir öğrencimizin yaratıcı ufkunun alabildiğine genişlemesini istiyoruz. Böylece bilginin topluma yayılması ve bilgiden küresel standartlarda ekonomik değer yaratılması misyonumuzu gerçekleştireceğimize inanıyoruz.
Kampus Hayatı
Kampus içinde yer alan pek çok yaşam alanı ve olanaklar tüm öğrencilerimize seçkin bir eğitim çevresi sunmayı amaçlamaktadır. Sabancı Üniversitesi öğretim üyeleri ve her bir çalışanı, öğrencilerimizin sağlıklı ve üretken bireyler olmaları için yol göstericidir ve tüm hizmetler akademik alanda olduğu kadar, yurtlardan spor sahalarına kadar, sosyal alanda da üstün kalitede yaşam standardı sunmayı hedefler. Çünkü öğrencilerimizin nerede yaşadığı, ne yiyip içtikleri, ne tür organizasyonlara katılıp, hangi aktivitelerde bulundukları, ne tür sporlar yaptıkları ve hatta ne tür arkadaşlıklar kurduklarının önemi, Sabancı Üniversitesi deneyiminin bir uzantısıdır.